![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Tek Ses Tek Yürek
Üyelik tarihi: Dec 2008
Yaş: 35
Mesajlar: 38
Thanks: 94
Thanked 20 Times in 12 Posts
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
1938 yılının bir sonbahar günüydü, o günün yarısında Döndü ananın ağrısı bitecekti. Ama daha küçük yaşlarda o dünyaya getirdiği bebe; bağlamasını yoksul halkının dertleriyle, ağıtlarıyla ağlatacak, giderek daha duyarlı, daha toplumcu içerik kazandıracaktı dizelerine...
İlk yıllarda mezhepsel çelişkileri yergili bir dille betimlerken, daha sonra halk dertlerini dile getirmeye çalışacak, o nedenle de bazı politik baskılar görecekti. Hak ile halkı birleyerek emeği savunacak, emeğin savaşımını verecekti. Mahzuni Şerif tüm baskılara karşı haklıların simgesi olarak <<bizim suçumuz, şerefimiz>> dir diyecekti. Coşkulu yüreğiyle çağdaşlarına göre daha çok üretiyor, özgün söz ve müziğiyle Türk folklor üne kaynak oluşturuyordu. Ama ne yazık ki onun, şiirine kendi adı konulmuyor, baş*kaları onun sırtından çıkar sağlıyordu. Mahzuni sazını eline aldığı günden bu yana her türlü sömürüye karşı savaşımın içinde birleştirici söz öğelerini kullanıyor, böylece kendine özgü bir yol çiziyordu. Aşık Mahzuni'yi anlatmak için bir noktayı, içtenlikle vurgulamak istiyorum. Ozanımız <<Neyzen>> gibi biraz demlidir, ama bu duyarlı olmanın bir gereğiydi; doğaçtan söyleyebilmesi için dem onda olumlu etki yapıyordu dem de olsa az almak zorun*daydı, çünkü sağlığının ve sanatının koşulları böyle gerektiriyordu. O, aşıklık geleneğini yerine getirirken halkın gözü, kulağı olmaya özen göstermeliydi. 1960 ile 1980 yılları arasında yurt dışında bir kez Avustralya, çok kez de Avrupa'da konserler vererek, yine ulu*suna, halkına sevgiler gönderiyor; <<dünya tembellerin, haksızların değil, çalışanların, haklıların olmalıdır>> diyerek sarı sazın tellerini inletiyordu... Umarım ki ozanımız Mahzuni Şerif bundan böyle de, yaşadığı sürece birliği, erliği, güzelliği toplumsal ve evrensel içerikli dizelerde sevgili halkımıza duyurmanın kıvancını yaşar... Ercan Söylemez |
|
|
|
| Ercan SÖYLEMEZ Kullanıcısına Teşekkür Eden(ler): | MuratAltunöz (01-25-2009) |
|
|
#2 (permalink) |
|
Tek Ses Tek Yürek
Üyelik tarihi: Dec 2008
Yaş: 35
Mesajlar: 38
Thanks: 94
Thanked 20 Times in 12 Posts
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
Ağlasam mı
Mevlam Gül Diyerek İki Göz Vermiş Bilmem Ağlasam Mı Ağlamasam Mı Dura Dura Bir Sel Oldum Erenler Bilmem Çağlasam Mı Çağlamasam Mı Yoksulun Sırtından Doyan Doyana Bunu Gören Yürek Nasıl Dayana Yiğit Muhtaç Olmuş Kuru Soğana Bilmem Söylesem Mi Söylemesem Mi Mahzuni Şerifim Dindir Acını Bazı Acılardan Al İlacını Pir Sultanlar Gibi Dar Ağacını Bilmem Boylasam Mı Boylamasam Mı Yuh Yuh Uzaktan Yakından Yuh Çekme Bana Sana Senin Gibi Baktım İse Yuh Efendi Görünüp Bütün İnsana Hakkın Kullarını Yıktın İse Yuh Bu Kadar Milletin Hakkın Alanlar Onları Kandırıp Zevke Dalanlar Diplomayla Olmaz Hakim Olanlar Suçsuzun Başına Çöktüm İse Yuh Ben İnsanım Benden Başlar Asalet Asillere Paydos, Beye Nihayet Şu İnsanlık Derde Girerse Şayet Ona Yar Olmaktan Bıktım İse Yuh Yuh Yuh Soyanlara Soyup Kaçıp Doyanlara İnsanlara Kıyanlara Yuh Nefsine Uyanlara Yuh İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım İşte gidiyorum çeşm-i siyahım Önümüze dağlar sıralansa da Sermayem derdimdir servetim ahım Karardıkça bahtım karalansa da Haydi dolaşalım yüce dağlarda Dost beni bıraktı ah ile zarda Ötmek istiyorum viran bağlarda Ayağıma cennet kiralansa da Bağladım canımı zülfün teline Sen beni bıraktın elin diline Güldün Mahzuninin berbat haline Mervanın elinde parelense de Delaley Bağa Girdim Bağbanı Yok Güle Sordum Figanı Yok Sürüyü Kurtlar Dalamış Bu Sürünün Çobanı Yok Ah Le Delale Delale Nereye Başı Delale Dere Kavuşur Dereye Akar Gider Gemere’ye Savaşı Girmiş Yüreğe Yarası Yok Çıbanı Yok Ah Le Delale Delale Nereye Başı Delale Mahzuni’yim Doğrusunun Dermanı Yok Mudur Bunun Sevdaya Giden Yolcunun Çarığının Tabanı Yok Ah Ley Delaley Delaley Nereye Başı Delaley Al Birini Vur Birine Yıkılası Bozuk Düzen Bıçak Kemiğe Dayandı Gayrı Bize Yazık Düzen Gönlümüz Kana Bulandı Al Birini Vur Birine Koydu Bizi Heç Yerine Vay Boyunuz Devrileydi İnandık Körü Körüne Ağar Kara Saçım Ağar Hıçkırık Sinemi Boğar Bu Yılda Böyle Giderse Başımıza Taşlar Yağar Al Birini Vur Birine Koydu Bizi Hiç Yerine Deli Miydik Serseri Mi İnandık Körü Körüne Gel Mahzuni Söyle Sözü Harap Ettik Yazı Güzü Daha Karanlık Basmadan Üsküdarı Geçti Dürzü Al Birini Vur Birine Koydu Bizi Hiç Yerine Gönlümün Gözü Çıkaydı İnandım Körü Körüne Bu Yıl Benim Bu yıl benim yeşil bağım kurudu Dolu vurdu yapraklarım çürüdü Benim de saz tutan elim var idi Şimdi bir köşede yatar ağlarım Benim ile lokma yiyip içenler Gölgemin altında konup göçenler Sizi zalim dar günümde kaçanlar Ben kendi kendime çatar ağlarım Çırpına çırpına bir yuva kurdum Bebeği görmedim kundağı gördüm Derya'da boğuldum karaya vurdum Çileden çileye bakar ağlarım Mahzuni Şerif'im budur ahvalim Zamane bozulmuş insanlar zalim Kıyamete kadar gider bu halim Sabır edip matem tutar ağlarım |
|
|
|
| Ercan SÖYLEMEZ Kullanıcısına Teşekkür Eden(ler): | MuratAltunöz (01-25-2009) |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|