Ercan Söylemez Forum  

Geri git   Ercan Söylemez Forum > Şairlerimiz > Ahmet Arif

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-25-2008, 03:16 PM   #1 (permalink)
Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 42
Thanks: 37
Thanked 17 Times in 11 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Sercan Söylemez is on a distinguished road
Standart Ahmet arif

1927 yilinda Diyarbakir’da dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesi’nde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950’de Türk Ceza Yasasi’nin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952’de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi.

ERCAN SÖYLEMEZ

Konu Sercan Söylemez tarafından (12-25-2008 Saat 03:22 PM ) değiştirilmiştir.
Sercan Söylemez isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-25-2008, 03:17 PM   #2 (permalink)
Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 42
Thanks: 37
Thanked 17 Times in 11 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Sercan Söylemez is on a distinguished road
Standart Ahmet arif şiirleri

HANI KURSUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN

Yigit harmanlari, yiginaklar,
Kurulmus çetin daglarinda vatanlarin.
Dize getirilmis haydutlar,
Hayinlar, amana gelmis,
Yetim hakki sorulmus,
Hesap görülmüs.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yanginlar,
Kan kesmis ovalar üstünde Mayis...
Uçmus, bir kustüyü hafifliginde,
Çelik kadavrasi korugan'larin.
Ölünmüs, canim,ölünmüs
Murad alinmis...

Gelgelelim,
Beter, bize kismetmis.
Ölüm, böyle alti okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthis
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barisa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygisiz, rahat,
Otuziki disimizle gülmege,
Doyasiya sevismege,yemege...
Kaç yol, aglamakli olmusum geceleri,
Asil, bizim aramizda güzeldir hasret
Ve asil biz biliriz kederi.

Içim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta biçagi,kinsiz,uyanik,
Ve genç bir misradir
Filinta endam...
Neden, neden alnindaki yikkinlik,
Bakislarindaki öldüren bugu?
Kaç yol aglamakli oluyorum geceleri...
Nasil da almis aklimi,
Sürmüs, filiz vermis içimde sevdan,
Dost, düsman söz eder kendi kavlince,
Kinanmak, yigit basina.
Bu, ne ayip, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yasamama sebep...

Evet, aglamakli oluyorum, demdir bu.
Hani, kursun siksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasil issiz, nasil karanlik...
Ve zehir - zikkim cigaram.
Gene bir cehennem var yastigimda,
Gel artik...
Sercan Söylemez isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-27-2008, 12:37 AM   #3 (permalink)
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 2
Thanks: 0
Thanked 5 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 0
peace_24 is on a distinguished road
peace_24 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Hasretnden prangaLar eskittm,mezarına kan güLLeri takayımm...
peace_24 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
peace_24 Kullanıcısına Teşekkür Eden(ler):
Ercan SÖYLEMEZ (12-27-2008)
Alt 07-23-2009, 04:12 PM   #4 (permalink)
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 2
Thanks: 3
Thanked 3 Times in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
karacaorenli koçero is on a distinguished road
Standart ***yanliz deĞİlİz...***

YALNIZ DEĞİLİZ

Bir ufka vardık ki artık
Yalnız değiliz sevgilim.
Gerçi gece uzun,
Gece karanlık
Ama bütün korkulardan uzak.
Bir sevdadır böylesine yaşamak,
Tek başına
Ölüme bir soluk kala,
Tek başına
Zindanda yatarken bile,
Asla yalnız kalmamak.

Şafakları ben balığa çıkarım
Akan akmayan sularda
Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden
Bir bahar akşamı dünyada.
Ben dört duvar arasında değilim
Pirinçte, pamukta ve tütündeyim,
Karacadağ, Çukurova ve Cibalide.

Zehirli kör yılanları
Ve sıtmasıyla
Gün yirmidört saat insan avında
Karacadağda çeltikler.
Bir kız çocuğunun gözyaşı gibi
- Ayak bileklerinde bir dizi boncuk,
Sol omzunda nazarlık,
Dağ başında unutulmuş üşümüş,
Minicik bir aşiret kızının -
Damla-damla, berrak olur pirinci.
Kamyonlarla, katır kervanlarıyla
Beyler sofrasına gider...

Çukurovam,
Kundağımız, kefen bezimiz
Kanı esmer, yüzü ak.
Sıcağında sabır taşları çatlar,
Çatlamaz ırgadın yüreği.
Dilerse buluttan ak,
Köpükten yumuşak verir pamuğu.
Külhan, kavgacıdır delikanlısı,
Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun
En çok Çukurovalılar mahpustur,
Dostuna yarasını gösterir gibi,
Bir salkım söğüde su verir gibi,
Öyle içten
Öyle derin,
Türkü söylemek, küfretmek,
Çukurova yiğidine mahsustur...

Tütünü bilir misin?
"Kız saçı" demiş zeybekler,
Su içmez her damardan,
Yerini kolay beğenmez,
Üşür
Naz eder,
Darılır
İki parmak arasında kıyılmış,
Bir parçası var kalbimin
İncecik, ak kağıtlara sarılır,
Dar vakit yanar da verir kendini.
Dostun susan dudağına...

Sokaklardan,
Kıyılardan,
Gök mavisinden,
Ekmeğinden,
Canevinden ayrı düşmeye
Yani bütün hasretlerin kahrına
Ve zehrine çaresiz kalmaların,
İlk nefesi Hızır gibi yetişir
Cibalide sarılan cıgaranın...

Tütün isçileri yoksul,
Tütün işçileri yorgun,
Ama yiğit
Pırıl - pırıl namuslu.
Namı gitmiş deryaların ardına
Vatanımın bir umudu...

A.ARİF

Konu karacaorenli koçero tarafından (07-23-2009 Saat 04:14 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: yanlış yazım.
karacaorenli koçero isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

« - | - »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 04:00 AM.


Design By: Miner Skinz.com
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd
Tercüme Eden: İMRANLI BİLİŞİM